![]() | ![]() |
| |||||||
| Anket Aklınıza gelebilecek her konuda anket oluşturabilir ve oylamaya sunabilirsiniz. |
| Anketimiz: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? | |||
| evet | | 21 | 67,74% |
| hayır | | 5 | 16,13% |
| herkes hata yapabilir | | 1 | 3,23% |
| istihbarat zaafı var | | 4 | 12,90% |
| Katılımcı sayısı: 31. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor | |||
![]() |
| | Paylaş | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #21 |
![]() | Ce: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? 34 kişinin öldüğü Uludere bombardımanı konusunda bakandan çarpıcı bir açıklama geldi. Başbakan Yardımcısı Atalay, "Uludere'de özür dilemenin de ötesinde çok farklı sonuçlar da çıkabilir ortaya' dedi Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, 'Hrant Dink davasının yargı kararıyla ilgili hükümeti suçlamanın hiçbir mantığını görmüyorum' dedi. 34 kişinin hayatını kaybettiği Uludere'deki bombalama olayıyla ilgili de konuşan Atalay, 'Özür dilemenin de ötesinde çok farklı sonuçlar da çıkabilir ortaya' dedi Atalay, Habertürk televizyonunda katıldığı bir programda, AKP iktidarı döneminde işlenmiş cinayetlerin aydınlatılması için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti. Hrant Dink'in öldürülmesinin tüm Türkiye'yi üzdüğünü belirten Atalay, Hrant Dink suikastı ve benzeri olayların Türkiye'ye haksızlık olarak gördüklerini söyledi. Hrant Dink davasına ilişkin yargı mensuplarının da farklı beyanatlar verdiklerine işaret eden Atalay, kamuoyunun çok tatmin olmadığının ortada olduğunu belirtti. "Burada bize düşen, kamu kesimi ve hükümet olarak, sorumluluğu ve gerekeni yerine getirmek. Biz o konuda gerekeni yerine getirdik, biz ona inanıyoruz" diyen Atalay, AK Parti hükümetlerinin faili meçhullerin, karanlık kapıların kalmaması için uğraştığını vurguladı. "Yargı mensuplarının da, davanın tarafı olan savcı ve hakimin de bu konuda beyanatları bana enteresan geldi. Bu alışılmamış bir şey. Orada da bir tatmin olmamışlık..." ifadesini kullanan Atalay, şöyle devam etti: "Bütün bunlar, gerek haince cinayet, suikast gerek bu süreç içinde cereyan eden gelişmeler, hepsini Türkiye'ye ve Türkiye'nin demokrasisine haksızlık olarak görüyorum. Türkiye bunları temizlemek zorundadır. Bunların gerekçeleri ne olursa olsun, içeride ve dışarıda çok farklı yansımaları oluyor ve siz onları kolay kolay temizleyemiyorsunuz." 'Hükümeti suçlamanın mantığını görmüyorum' Atalay, şöyle konuştu: "Hrant Dink davasının yargı kararıyla ilgili hükümeti suçlamanın hiçbir mantığını görmüyorum. Yargının elinde bir dosya var. Yargı, idareden ne istediyse idare, o bilgiyi, o desteği vermiş, vermek durumunda. Şimdiden sonra da vermeye hazır. Bu idarenin belli kesimlerinde, bu süreç içinde bulunmuş bir kişi olarak da söylüyorum. O, hükümetin bu tür olaylardaki genel tutumudur. Bu konuda da öyledir. Bundan sonrasını yargı yürütecektir. Bunu tutup da Hükümete, AK Parti'ye mal etmek büyük yanlışlık. Bunu bilenler bilir. Eğer insanlar bunu bildiği halde Hükümeti suçluyorsa bahaneler arıyordur. 'Bu hükümete bir bahane bulsam da hükümeti eleştirsem' diye... Öyle görürüm. 'AK Parti, statükonun savunucusu oldu. İlk zamanki refleksleri kayboluyor' gibi eleştiriye asla katılmam. AK Parti, kelimeleri bilerek, sosyolojik içeriğini de bilerek söylüyorum; AK Parti devrimci, reformcu bir partidir. AK Parti'nin en önemli özelliği statükoyu değiştirmektir, Türkiye'yi daha fazla demokratikleştirmektir. Temel misyonu bu. Bu misyonu bir kenara koyarsanız, AK Parti o zaman AK Parti özelliğini kaybeder. Bu irademizde, tavrımızda hiçbir değişiklik yoktur." Kürtçe eğitim Atalay, Kürtçe eğitimle ilgili bir soru üzerine de "Milli Birlik ve Kardeşlik" projesi sürecinde başarılı görüşmeler yaptıklarını, bu süreçte her zaman dilin ön plana çıktığını söyledi. Yazar Yaşar Kemal'i bir gün evinde ziyaret ettiğini ve bu konudaki görüşlerini aldığını dile getiren Atalay, "Bana bir ara dedi ki, (Kürt sorunu dediğiniz sorunun en büyük kısmı, yüzde 90-95'u dil sorunudur. Onu çözerseniz Kürt sorununu çözersiniz) şeklinde bir ifadesi vardı. Keşke o kadar olsa. Neticede Kürt sorununun arkasında büyük bir terör var. Bazen siz o sorunla ilgili çözümü daha kolay görüyorsunuz ama terör kısmı hiç o sorunun çözülmesiyle irtibatlı görünmüyor bazen, yahut çoğu zaman..." dedi. "Beklentilerin arttığının" belirtilmesi üzerine Atalay, konuyla ilgili büyük değişimlerin yaşandığını vurguladı. Devletin televizyonunun 24 saat Kürtçe yayın yaptığını, hiçbir yerde dilin kullanımı ile ilgili engel kalmadığını vurgulayan Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yani biz kendi dönemimizde inkar politikası gütmedik. Vatandaşın hakkını hukukunu koruyacaksınız. Bu doğrusu devletin vatandaşına karşı haksızlıkları olmuş. Adeta vatandaşının güvenini kaybetmek için devlet elinden geleni yapmış. Şimdi o güveni sağlamak için vatandaşınızın hakkını, hukukunu vereceksiniz. Ama dilin öğretimi ayrı, o dilde eğitim ayrıdır. Bir resmi dil vardır, bir ana dil vardır, bir eğitim dili vardır. Yani devletin bir resmi ve eğitim dili var. Ama insanların ana dili de değerlidir, mübarektir. Ana dilini öğrenecektir, kullanacaktır. Ama biz ilk paketimizde eğitim diliyle ilgili bir teklif getirmedik o zaman da... Bunlar hiç konuşulmasın anlamında değil, yine konuşulur, değerlendirilebilir ama şu anda ortaya çıkmış o anlamda eğitim diliyle ilgili bir teklif de yok." 'Uludere'deki yanlışlığı ilk kim açıkladı?' "Uludere olayı şu anda çok ciddi bir soruşturma geçiriyor" diyen Atalay, şöyle konuştu: "Orada bir olay olmuştur. Fevkalade büyük bir acıdır o, Türkiye'nin bir acısıdır. Bununla ilgili şu anda hem yargının hem idarenin çalışmaları devam ediyor. Biz hükümet olarak, Uludere'de yaşananların bütün gerekçeleriyle ortaya çıkarılmasını arzu ediyoruz. Bunun için bütün mekanizmalar seferber edildi. Orada da toplumun vicdanını da rahatlatacaksınız, soruları cevaplayacaksınız. Niçin öyle olduğunun da tabii açıklamaları ortaya çıkacak. Uludere'yi öyle görüyoruz. Uludere'de bir yanlışlık olduğunu ilk açıklayan kim oldu? Genelkurmay Başkanı'nın kendisi oldu." Eski yıllarda terörle mücadelede pek çok şey yaşandığını ifade eden, Uludere'de yaşanan olayın üzerine süratle gidildiğini söyledi. Hükümetin Uludere'de yakının kaybedenlerin acısını sonuna kadar paylaştığını ve olayın meydana gelme nedeninin sorgulandığını dile getiren Atalay, "Devletin özür dilemesi neden bu kadar zor?" yönündeki soruyu, şöyle yanıtladı: "Bugünkü devlet eski devlet değil, farklı. Vatandaşına karşı daha şefkatli bir devlet var. Kendi kendimize haksızlık etmeyelim. Soruşturmalar bir bitsin, orada belki farklı şeyler ortaya çıkacak. Özür dilemenin de ötesinde çok farklı sonuçlar da çıkabilir ortaya. Ulusal yasa yakın tutum içinde olduk, seferber olduk. Vatandaşın acısını paylaştık, ulusal yas ilan edilebilirdi, neden olmasın. Kurumlar, parti, tüm mekanizmalar üzüntülerini dile getirdi. Birileri orada olumsuz hava estirdi. BDP siyasi şovlar yaptı, vatandaşlar onlara tepki gösterdi. Ana muhalefet partisi genel başkanı, genel başkan diyorum ben kendisine herkes lider olamıyor, ben onu lider olarak görmüyorum. 'Bakanlar tiyatro çadırına gitti' diyor. Bizim gittiğimiz köydeki bir oda, çadıra falan gitmedik. Cenaze sahiplerinin bir araya geldiği bir yerdi. Evlerinde ziyaret ettik bir anlamda. Onlarla irtibatımız devam ediyor, vali ve kaymakam cenaze sahipleriyle irtibat içinde..."
________________ BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR |
| | |
| | #22 |
![]() | Ce: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 34 köylünün hayatını kaybettiği Uludere olayının istihbaratı ile ilgili olarak İsrail imasında bulundu. Twitter hesabından açıklamada bulunan CHP lideri, "Amerikan Büyükelçisi'ne Uludere'yi sormuşlar. Cevabını üstü kapalı vermiş. Basın mensuplarına bir önerim var... Bir de gidin İsrail Büyükelçisi'ne sorun, belki açık bir cevap alırsınız..." dedi.
________________ BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR |
| | |
| | #23 |
![]() | Ce: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? Ceza Mahkemesi’ne de başvurduklarını belirten BDP’li Hasip Kaplan, “Bu olayı Türkiye’de çözmek istiyoruz” dedi Uludere’de yaşananlarla ilgili BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ile Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne de başvurduklarını belirten BDP’li Hasip Kaplan, “Bu olayı Türkiye’de çözmek istiyoruz” dedi BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Uludere’de yaşananlarla ilgili Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuru yaptıklarını açıkladı. Kaplan, “Bu olayı Türkiye’de çözmek istiyoruz” dedi. Kaplan, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Irak sınırında meydana gelen olayla ilgili BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne başvuru yaptıklarını anımsattı. Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne de başvuru yaptıklarını bildiren Kaplan, başvurunun eş başkanlar Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak adına yapıldığını ifade etti. Başvuruda gözlemlerin, fotoğrafların, görüntülerin, tutanakların, siyasi partilerin görüşlerinin, medyada çıkan haberlerin, ölenlerin kimlikleri, otopsi belgeleri ve hayat hikâyelerinin yer aldığını belirten Kaplan, olay yerinden çekilen bazı fotoğrafları basın mensuplarına gösterdi. “Hâlâ yapılabilecek şeyler var” Irak ve Türkiye’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tarafı olmadığını söyleyen Kaplan, “Ancak bu, sorumluluktan kurtulma sonucunu doğurmuyor” dedi. Bu olayı Türkiye’de aydınlığa kavuşturmak istediklerini dile getiren Kaplan, hâlâ yapılabilecek şeyler olduğunu söyledi. Ölenlerin ailelerinin tazminat için “Önce failleri bulun” dediğini aktaran Kaplan, “Anlayana, bu çok anlamlıdır” ifadesini kullandı. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone’nin, olayla ilgili “Uludere’de Predatorlar var mıydı?” sorusuna, “Sır, korumak gerekiyor” dediğini ifade eden Kaplan, “İnsanlığa karşı işlenen suçlarda ne sır vardır ne zaman aşımı Sayın Ricciardone. Bunu bileceksin. İnsanlığa karşı suç işlendiği zaman ne sır tanırız ne zaman aşımı” dedi. İşte BDP’nin verdiği dilekçe BDP’NİN UCM’ye yaptığı başvurunun dilekçesinde, Uludere olayının bir “katliam” olduğu ve “Türkiye’nin savuş suçu işlediği” iddia edildi. Dilekçede yer alan çarpıcı ifadeler şöyle: - Türkiye’de yaşayan Kürt halk gerçeğini inkar eden ve görmezden gelen devlet mekanizması, anayasa ve yasalar bağlamında da; Kürt kimliğinin tanınması, sosyal, ekonomik, kültürel haklarının gerçekleştirilmesi açsından en temel insan haklarının ağır şekilde sürekli ihlal etmektedir. - Türkiye, 1949 Harp Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin Cenevre Sözleşmesi gereği uygulaması gereken insancıl hukuk kurallarını Kürt sorunundan kaynaklanan çatışma dönemlerinde sürekli ihlal etmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinin ihlali; çatışma dönemlerinde sivil kayıpları, yargısız infazlar, zorla kaybettirmeler, faili meçhul cinayetler, haksız tutuklamalar, zorla köy boşaltmalara şeklinde gerçekleşmiştir. Süregiden çatışma döneminde Kürtlere yönelik insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarının sürekli olarak işlenmesi olağan hale getirilmiştir. - Diyarbakır Savcılığınca başlatılan soruşturma dosyası hakkında gizlilik kararı verilmiştir. Bu şekilde kurban yakınlarının dosyaya erişimi engellenmiştir. - Mahkemenin yargı yetkisini kabul etmeleri bakımından Türkiye ile Irak’a talepte bulunulması, iki devlete çağrı yapılarak, belirtilen devletlerden birinin soruşturma yapılmasına dair kabul beyanlarının alınmasını dileriz. - Hava bombardımanı Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgesinde yaşanan ve iç silahlı çatışma bağlamında değerlendirilen çatışmalar kapsamında yapılan bir operasyon sırasında meydana gelmiştir. Bu bağlamda “çarpışmalarda doğrudan yer almayan sivillere karşı veya bir sivil nüfusa karşı kasten saldırı düzenlenmesi” suçu işlenmiştir. Köylüler, siviller hedef alınarak hava bombardımanına tabi tutulmuştur. 37 kişiden 3 kişi daha uzak yere kaçabilmiş, diğer 34 kişi bombardımanda parçalanarak, yanarak hayatını kaybetmiştir. Dolayısıyla sivil bir nüfusa karşı kasten saldırı sonucu toplu bir sivil katliamı yaşanmıştır. Başvuruda, 20 Haziran 1987’de Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyünde 16’sı çocuk, 30 yurttaşın öldürüldüğü, 16-17 Eylül 1989’da Silopi’de 9 köylünün ölümü, 1994’de Şırnak Kuşkonar ve Koçağalı köylerinin bombalanması sonucu 38 kişinin ölmesi ve Hakkari Geçitli köyünde mayının patlaması sonucu 16 Eylül 2010’da aralarında çocukların da bulunduğu 9 kişinin yaşamını yitirmesi olaylarının faillerinin devlet olabileceği de ileri sürüldü
________________ BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR |
| | |
| | #24 |
![]() | Cevap: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? yani benim anlamadım olay bunlar baya bi iyi tazminat alacaklar ama bizim şehitlerimize ailelerine tazminat bukadar vermiyorlar zaten ayada kalktılar ne olucak bu işin sonu merak ediyorum.
________________ forum kurallarını okumak için [Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ] tıklayınız. web site tanıtım kurallarını okumak için [Link Görmek ve Forumumuzdan Yararlanmak İçin Üye Olmasınız. ] tıklayınız. Netforumları olarak almış olduğumuz karar doğrultusunda forumumuzda oyun,film paylaşımı yasaklanmıştır. lütfen oyun ve film paylaşmayın. netforumları yönetimi. |
| | |
| | #25 |
![]() | Ce: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? Bakın sizlerin yaşları kaç bilmiyorum ama öyle tahmin ediyorum ki benden gençsiniz. Ben 37 yaşındayım. Ve maalesef herşey ayan beyan gözönünde ve bizler-sizler vatandaş olarak hepimiz aynı şeyi konuşuyoruz ve anlıyoruz. Fakat ne acıdır ki; devletimiz dediğimiz devletimizin yönetiminde bulunanlar bunu anlamamış. Aslında anladılar ancak oy uğruna, koltuk uğruna ve para servet uğruna o topraklardan aldıkları oyları kaybetmeme açısından böyle acizlik gösteriyorlar. Bizler ne zorluklarla kazandığımız paralarla devletimize vergimizi öderken, yöneticilerimiz dediğimiz kişiler -her ne olursa olsun sonuçta KAÇAKÇILIK SUÇUNU İŞLEYEN-bu insanlara tazminat ödüyor. Hangi şehide veya ailesine 126.000 TL ödemiştir bu devlet. Üstelik o şehid olan insanlar devletlerini düşmanları karşısında korurken, bu devlet için canlarını vermişlerdir. Daha fazla yazmak istemiyorum çünkü git gide sinirleniyorum.Herkese saygılar. |
| | |
| | #26 |
![]() | Ce: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? Bakın sizlerin yaşları kaç bilmiyorum ama öyle tahmin ediyorum ki benden gençsiniz. Ben 37 yaşındayım. Ve maalesef herşey ayan beyan gözönünde ve bizler-sizler vatandaş olarak hepimiz aynı şeyi konuşuyoruz ve anlıyoruz. Fakat ne acıdır ki; devletimiz dediğimiz devletimizin yönetiminde bulunanlar bunu anlamamış. Aslında anladılar ancak oy uğruna, koltuk uğruna ve para servet uğruna o topraklardan aldıkları oyları kaybetmeme açısından böyle acizlik gösteriyorlar. Bizler ne zorluklarla kazandığımız paralarla devletimize vergimizi öderken, yöneticilerimiz dediğimiz kişiler -her ne olursa olsun sonuçta KAÇAKÇILIK SUÇUNU İŞLEYEN-bu insanlara tazminat ödüyor. Hangi şehide veya ailesine 126.000 TL ödemiştir bu devlet. Üstelik o şehid olan insanlar devletlerini düşmanları karşısında korurken, bu devlet için canlarını vermişlerdir. Daha fazla yazmak istemiyorum çünkü git gide sinirleniyorum.Herkese saygılar. görüşleriniz güzel katılmamak elde değil teşekkürler.
________________ BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR |
| | |
| | #27 |
![]() | Ce: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuşma yaptı. Başbakan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye, hiçbir mezhebin karşısında da değildir, arkasında da değildir. Hiç kimsenin iç işlerinde gözümüz yok. Biz kalemin kılıcı kestiğine inanan bir medeniyetin temsilcileriyiz. Dün bu böyleydi, yarın da bu böyle olacak, böyle olmalı. Bölgedeki her ülke, Türkiye'den emin olsun. Türkiye, bir güç mücadelesi içinde değildir. Türkiye hem batı hem doğu için bir imkandır. Avrupa Birliği konusunda düzenlemeleri tek tek yapıyoruz. Avrupa’da bize karşı gösterilen tutumu not ediyoruz. 'BUGÜN O KONUYA FRANSIZIM' Bugün Fransa konusuna girecek değilim, o konuya bugün Fransızım. O süreç henüz sonuçlanmadı, takip ediyoruz. O teklifin arkasında gerçekleri önümüzdeki günlerde sizinle paylaşacağım. Fransa’ya 'Türkiye’yle kavga ediyor' payesi vermeyeceğiz. 'HAMDOLSUN, YILDA 1 MİLYON ARTTIK' 9 yılda nüfusumuz 9 milyon artmış. Hamdolsun, yılda ortalama 1 milyon artıyoruz. Tavsiyemizi arkadaşlarımızın her yerde söylemesini istiyoruz. En büyük gücümüz buradan geliyor. AK Parti iktidarından nitelikli nesil çıkar. 'YATIRIM YAPARSAN, BEREKET OLUR' Euro Bölgesi’nde eksi büyüme beklenirken biz bu yıl da büyümeye devam edeceğiz. Tabii ki tedbiri elden bırakmayacağız. Yatırımlar devam ediyor, devam edecek. ‘Böyle bir dönemde yatırım yaparsak ne olur’ diye korkanlar var. Bereket olur, başka bir şey olmaz. 23.5 milyar borçla devraldık, 2.9 milyar dolara kadar bu borcu çektik. Onlar borçlandı, biz ödedik. 2011 yılında açılan şirket sayısı 54 bine ulaşırken kapananların sayısı 14 bindir. Daha önce 91 bin otomobil satılıyordu, 2011 yılında 510 bin otomobile ulaştı. 2011 yılını 594 bin otomobil satışıyla kapattık. ‘Buzdolabı satışını söylüyor, buzdolabının içine konulacaklardan bahsetmiyor’ diyor. Buzdolabının içine koyacak gıda bulamayan buzdalabı alır mı? 2011'de ülkemizi ziyaret eden turist sayısı 31 milyona, turizm geliri ise 23 milyar dolara ulaştı. BDP'YE 'ULUDERE' YANITI Siyasetin limanı ahlaktır. Yalan, iftira ve hakaret siyasetin bir unsuru olamaz. Şiddetle buna karşı çıktık, çıkıyoruz. BDP Genel Başkanı hakkımda bir iddia ortaya attı. Güya, Uludere’de operasyon bana sorulmuş, '50 kişilik grup var, ne yapalım?' denilmiş. Ben de 'Neye mal olursa olsun vurun' demişim. Bu tarz siyaset seviyesiz, ahlaksız siyasettir. Bunlar 5 koyunu güdemez, kaybedip dönerler. Tenha bir yerde kesip kebap yapma yoluna giderler. Bu iddialarda cahillik, şark kurnazlığı var. Bu iddianın içinde siyasi ahlaksızlık var. Bunlara talimat dağdan geldiği için böyle yapıyorlar. Biz sizi siyasi olarak muhatap aldık. Siz İmralı’dan emir gelmeden adım atamıyorsunuz. Biz sadece halkımıza sorar, halkımızdan aldığımız yetkiyi kullanırız. Terör örgütleriyle mücadele eder, siyasi temsilcileriyle de müzakere ederiz. Kim illegaliteye bulaşırsa kim hak-hukuk tanımazsa yargı gereğini yapar. Terör olduğu sürece terörle mücadele kesintisiz sürecektir. Terörle etkin bir şekilde mücadele etmeyi sürdüreceğiz. CHP Genel Başkanı da BDP’nin bu ahlakdışı iftirasına sahip çıkmıştır. Sadece BDP değil, CHP de acziyet içindedir. 'BU TREN HANGİ İSTASYONA GİDERSE ARTIK...' Daha önce lokomotif CHP, vagonu da BDP demiştim. Bu sözümü geri alıyorum. Lokomotif BDP, vagonu da CHP’dir. Bu tren artık hangi istasyona gider onu milletimin takdirine bırakıyorum. 'Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste' diye bir söz var. CHP’den aheste aheste çıkıyor. 'KILIÇDAROĞLU'NDAN MEMNUNUZ' Biz söyleyeceğimizi daha önce söyledik, ‘Manşetle gelen manşetle gider’. Biz parti olarak Sayın Kılıçdaroğlu’ndan memnunuz. Adamların yok mu, gönder açtığımız Dersim arşivleri üzerinde çalışsınlar. Diyarbakır ve Tunceli’de kazılar yapılıyor. Kışlalar içinde aramalar yapılıyor. Bizden önce niye yapılmıyordu? AK Parti bir farkın partisidir. CHP’nin yaşattığı hukuk facialarını millete izah edeceğiz." 181 ASKERLİK ŞUBESİ KAPATILIYOR 181 askerlik şubesini kapatarak, 41 milyon lira kar edeceğiz. Buradaki kadroları da yoğunluğu daha fazla olan ilçelere nakledeceğiz. Bu 181 askerlik şubesinin binasının uygun olanlanlarını Milli Eğitim Bakanlığı'na devredeceğiz.
________________ BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR |
| | |
| | #28 |
![]() | Ce: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? Şırnak Uludere’de 34 köylünün, terörist sanılarak öldürülmesinin üzerinden 36 gün geçti, ancak yaşananların acısı ilk günkü gibi devam ediyor. Çocukları ölen aileler, olayla ilgili tartışmaları ve soruşturma aşamalarını yakından izliyor. Köylüleri en fazla üzen şey, “kan parası” adı altında tazminat ödeneceğine yönelik yetkili ağızlardan gelen açıklamalar. Aileler, “Önce failler ortaya çıkarılıp yargılansın, özür dilensin, ondan sonra tazminat düşünülür. Failler ortaya çıkarılmazsa trilyon da verseler kabul etmeyiz” diyor. Aileler, failler bulunmazsa, Kuzey Irak’a göç edeceklerini kararlı bir şekilde vurguluyor. “Şefkat köprüsü” adı altında köylülerin acısını paylaşmak için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın bir grup kadınla birlikte köye yapacağı geziyi olumlu karşılayan aileler, “Emine hanım soframıza otursun, halimizi görsün; bir saat kalıp gitmesin. O’nu biz koruruz” diyor. İki kardeş el ele Ortabağ ve Ortasu köylerinde yakınlarını kaybeden aileler, Milliyet’e geride kalan 36 günü ve duygularını anlattı. Köylüler, uçakların bombalaması sırasında el ele ölen Orhan (13) ve Zeydan (23) kardeşlerin babası Halil Encü’nün evinde toplanarak o anları ve sonrasında yaşananları aktardı. Halil Encü, bombardımanda ölen iki oğlunun fotoğrafını hiç bırakmadan “kanları yerde kalmasın” diye feryat ediyor ve para değil, oğullarının ölmesine neden olanların yargılanmasını istiyor. Encü, oğlu Orhan’ın bilgisayar almak için kaçağa gittiğini söylüyor. Başımızın üstünde yeri var Olayda oğlu Erkan (13), kardeşi Savaş (15) ve kardeşi Hüsnü’yü (26) yitiren, kendisi ise PKK operasyonu sırasında mayına basarak gözlerini kaybeden korucu Mehmet Encü, araya girerek, “Emine hanım gelsin başımızın üstünde yeri var” diyor. Mehmet Encü şunları söylüyor: “O’na anlatacağız ki, eşine anlatsın halimizi. Katillerin ortaya çıkarılmasını istediğimizi söyleyeceğiz. Emine hanımı biz koruyacağız, güvenliğini biz alacağız, korkusuzca gelebilir. Başımızın üstünde yeri var.” Mehmet Encü, Ak Parti’nin olay karşısında kayıtsız kaldığını, bakanların ise köye geç geldiğini ileri sürerek, kırgınlığını şu sözlerle dile getiriyor: “Bakanlar aynı gece gelmeliydi, AKP ise geç kaldı. Bakanlar da hemen aynı gece BDP gibi gelseydiler, acımızı paylaşsaydılar biz de rahatlardık. Başbakanımızdan, Genelkurmay Başkanı’ndan bu olayı açığa çıkarmalarını istiyoruz. Biz devlete karşı hukuki yolu deneyeceğiz. Eğer Türkiye’de Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı bu olayın peşine düşüp aydınlatmazlarsa biz bu olayı mecburen AİHM’ye taşırız.” Mehmet Encü kırgın ifadelerini şöyle sürdürüyor: “Vurulan çocuklar Başbakan’ın çocuklarıdır, hepimiz Başbakan’ın çocuğuyuz. Eğer bu olayı aydınlatmasalar demek ki bizim burada yerimiz yok, biz bu ülkenin insanı değiliz, o zaman göç edip gitmek zorundayız. Biz 3 köyü boşaltıp gidersek zararı devlet görür. Aydınlatmazlarsa hepimiz buradan göç ederiz, terk ederiz buraları. Kan parası değil adalet istiyoruz. Tek isteğimiz olayın aydınlatılması. On trilyon da verseler istemiyoruz.” Neçirvan Encü, “Geçim derdine düştük. Daha iki gün önce gençlerimiz kaçağa gitti, askerler yolu tuttu. Az kalsın bir facia daha yaşanıyordu” diyor. Olayda 13 yaşındaki oğlu Muhammed’i kaybeden Ubeydullah Encü ise yaklaşık 15 gün önce Vali’nin Şırnak Tümen Komutanı ile birlikte kendileri ile görüştüğünü belirterek şunları söyledi: “Vali bize ‘Başbakan’la görüştüm. Size 123 bin TL verilecek’ dedi. Bu özür diliyorum manasına geliyor’ dedi. Valiye dedim ki, ben bu parayı alırsam eşim beni eve sokmaz. Oğlum daha 13 yaşındaydı, oğlumu parayla satmam, bunun failini, emir vereni, bu planı yapanı ortaya çıkarın ve yargılayın dedim.” Sazı ve karnesi hatıra olarak kaldı Saldırıda iki kardeşleri ile 6 kuzenini kaybeden Cemile, Sevim, Azime ve Gül adlı kardeşler de ölenlerin yasını tutuyor. 8. sınıfa giden 13 yaşındaki kardeşleri Orhan’ın acısı onları bir başka yakıyor. Öğretmeni, Orhan’ın baştan sona pekiyi ile dolu karnesini öldükten sonra evine götürmüş. Encü kardeşler, Orhan’dan geriye kalan sazı, kendi elleriyle yaptığı darbukayı ve karnesini hatıra olarak saklıyorlar. Emine Erdoğan’ın köye gelmesini büyük bir sabırsızlıkla beklediklerini belirten Azime Encü ise, “Biz Emine Erdoğan’a çocuklarımızın niçin öldürüldüğünü soracağız. Nasıl yaşadığımızı anlatacağız. Bir gün bizimle aynı evde kalmasını çok isterdik” diyor. ‘Parayı alırsak olayı kapatırlar’ Ubeydullah Encü, ailelerden para alanların olduğuna dair çıkan haberleri yalanlayarak, “Kaymakam da Vali de ‘illa bu parayı alın demiyoruz, isterseniz hemen hesabınıza yatıracağız’ dediler. Ama şimdiye kadar alan olmadı, yarın da yine vurur, yine ‘alın parayı kapatalım’ derler. Cenazelerden birinin lastik ayakkabısı yırtılmış, bezle bağlanmıştı. Ben bu ailelerin paraya ihtiyaçları yok demiyorum ama bu parayı kabul etmezler. Tüm bu yaşananların sorumlusu Gülyazı Taktik Alay Komutanlığı’dır. Albay Hüseyin Onur Güney’dir” dedi. İtiraz edemedik Mehmet Encü ise Tümen Komutanı’nın Ortasu köyündeki cami avlusunda kendilerine yaptığı konuşmada, olayda sorumluluğu bulunduğu için bölgeden gönderilen Albay Güney’i savunduğunu belirterek, “Onur Albay’ suçlu olduğu için görevden almadık, suçsuzdur diye tayinini başka yere aldık’ dedi. Vali bey de vardı. İtiraz edemedik” diye konuştu. MİLLİYET
________________ BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR |
| | |
| | #29 |
![]() | Ce: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? Uludere'de düzenlenen hava harekatında 34 yakınını kaybeden köylüler, failler tespit edilip cezalandırılıncaya kadar devletten tazminat talebinde bulunmayacaklarını söyledi. Meclis komisyon başkanı Ayhan Sefer Üstün ise, "Sizin evlatlarınız, bizim de yüreğimiz ve ciğerimiz parçalandı" dedi. Ölen 34 kişinin yakınları da milletvekillerine verdikleri dilekçede, failler tespit edilip cezalandırılıncaya kadar devletten tazminat talebinde bulunmayacaklarını, yapılmış ve yapılacak maddi-manevi tazminat tekliflerini reddedeceklerini belirterek, "İçimiz kan ağlarkan, çocuklarımızın kan bedeli olan paraya dokunmayacağımızın bilinmesi gerekir" dedi. Komisyon üyeleri olayda yaşamını yitirenlerin aileleriyle görüştükten sonra Uludere kaymakamı ve başsavcıdan da olay hakkında bilgi alacak. YARIN VALİYLE GÖRÜŞECEKLER Şırnak'ta konaklayacak olan heyet yarın da Şırnak valisi ve cumhuriyet savcısını ziyaret edecek. Heyet bölgede iki gün sürecek olan inceleme sonucunu TBMM'ye taşıyacak.
________________ BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR |
| | |
| | #30 |
![]() | Ce: uludere operasyonu sizce doğru bir karar mıydı? Sabah saatlerinde Şırnak Valisi Vahdettin Özkan'ı makamında ziyaret eden heyet daha sonra Şırnak Valiliği toplantı salonunda, Vali Vahdettin Özkan, 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı İlhan Bölük, Cumhuriyet Başsavcısı Zeki Vatan, İl Jandarma Alay Komutanı Osman Aslan, çevre köy muhtarı, görevden alınan Gülyazı Sınır Alay Komutanı ile basına kapalı bir toplantı gerçekleştirdi. Yaklaşık 6 saat süren görüşmelerin ardından incelemelerini tamamlayan heyet, Şırnak Valiliği kapısında gazetecilere açıklama yaptı. Heyet adına açıklama yapan Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Şener şunları söyledi: "Bugün itibariyle yetkileri çerçevesinde tüm kamu görevlilerini dinledik. Onların o gün yaşadıklarını anlattılar bize. Onları aldık. Buradaki çalışmalarımız burada bitti. Bu devam eden bir süreç devam eden bir süreç ile ilgili detaylı bir bilgi vermek soruşturmanın veya incelemenin selametine uygun düşmez. Dolayısıyla şu şöyle dedi, bu böyle dedi şu şöyle olmuş, bu böyle olmuş gibi yorumlar ileri yorumlar olur. Henüz biz o noktada değiliz. Komisyonun çalışmaları devam ediyor. Biz burada dar bir çerçevede kamu görevlilerini dinledik. Dolayısıyla henüz böyle bir yargıya ulaşmak, şu şöyle olmuş bu böyle olmuş demek doğru olmaz. İnceleme mantığına da uygun bir şey değildir." BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'ye "Heronların görüntülerini inceleyecek misiniz?" sorusuna Kürkçü, "Siz neyi incelemek ve izlemek istiyorsanız inceleyeceğiz" diye yanıt verdi. Heyet daha sonra 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'ndan kalkan helikopterlerle Diyarbakır'a geçti.
________________ BİLGİ PAYLAŞTIKÇA DEĞER KAZANIR |
| | |
![]() |
| Sosyal Ağlar |
| Etiketler |
| bdp , bir , destekli , doğru , eylem , hakkari , halk , hastane , hava , istihbarat , karar , kaymakam , kck , kürt , mit , mıydı , operasyonu , pkk , sizce , uludere , vali , yaklaşım , Ölen , örgüt , şırnak |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| PKK 2. Uludere Vakası Planlamış | MoMoXa61 | Gündemdeki Haberler | 0 | 05-01-12 17:46 |
| Uludere Kaymakamı'na saldırı | Baris | Flash Haberler | 0 | 31-12-11 19:47 |
| Dost Acı Söylermiş...Sizce doğru mu? | PeriLice | NF Cafe | 2 | 23-10-09 09:45 |
| 6 aylık oğlumun ismini değiştirmek istiyorum,sizce bu yazdıgım dilekçe doğru mu ? | NFCİNİ | Genel Konular | 0 | 04-01-09 16:30 |
| Doğru Yerde Doğru Zamanda Çekilen Kareler | NFM- | Resim Galerisi | 0 | 03-01-09 18:28 |
| Forum | Yasal Uyarı |
| Powered by vBulletin® Version 3.8.7 . Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 |
İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan NetForumlari.COM Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. NetForumlari.COM hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde NetForumlari yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır. info@netforumlari.com |