NetForumlari Nacizane  Paylasim Platformu NetForumlari Nacizane  Paylasim Platformu


Go Back   NetForumlari Nacizane Paylasim Platformu > Yaşamın İçinden > Aşk'a dair Herşey > Güzel Sözler



Etiketlenen Kullanıcılar

Yeni Konu aç Cevapla
 
Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-01-12, 21:15   #1
pamuk_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Aug 2008
Yaş: 22
Mesajlar: 2.947
Konular: 1319
Aldığı Teşekkür : 107
NF Puanı : 10196
NF Seviyesi : pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute pamuk_ has a reputation beyond repute
Sözün izi

O bir tek sözcük dökülüverince dudaklarından, capcanlı hayat duruverir, donar denizler ve göller, rüzgarlar kaskatı ve karanlık bir örtü gibi kaplarlar ortalığı, ses yarı şeffaf kalakalır boşlukta, ırmaklar gibi nefesler de sanki hiç akmamış olurlar. Bir el havada kalır, bir parmak yarı bükülü dal parçasına dönüşür, bir kıvrım tarih öncesinden bir çizik gibi anlamsızlaşır, arayıcısı için giz çağrıştırır. Elektrik kablolarla kalakalır, otomobiller yollarda. Trenler sanki hiç tatlı takırtıları ile salına salına gitmemişlerdir uzak ufuklara doğru, otobüs camları binbir görüntüye pencere olmamışlardır sanki. Uçaklar ve kuşlar, aynı göğün çocuk elinden çıkmış acemi resimleridirler. Durmuş, donmuş, kalakalmıştır herşey.
Umutlar ve hayaller çıktıkları yere geri dönmüşlerdir, o sözcüğün çıkışıyla. Ne bakır levhalarla lale desenleri, ne özenle dokunmuş kuşakta gül dalları, ne suyu sinesine çekmiş ebru desenleri, ne sabahın erkenine konmuş kuş cıvıltıları, ne yeşillikler içinde şırıltısı göğe yükselen ve sessizliğin en uyumlu dostu dereler, ne üstündeki şezlongta salınıp duran dinginlik kalmıştır. Bu arada, ateşli tutkular da, buz mağarasındaki akıntı heykelleri gibi, soğuk ve yabanıl nesnelere dönüşmüşlerdir.
O bir tek sözcük kundaklamıştır ya her şeyi, ortalık toz duman, alev ve sise belenmiştir. Duygular, düşünceler, hayaller, umutlar, nesneler, sözcükler, şekillerini, seslerini ve kokularını yitirerek hiçliğin anaforunda yokluğa, yokluktan yapılma ürpertici ve tanımsız bir varlığa bürünmüşlerdir. Bir karanlık, bir ıssızlık basmıştır ortalığı. O sözcüğü söyleyen de dinleyen de aynı yitikliğin duvarında paramparça olmuşlardır. Kalmamıştır ortada ne söyleyen, ne de dinleyen.
O bir tek sözcük çekilince taşıdığı anlamdan, yani varoluş bütüncül yapısından, kopmuştur kıyamet. “Saçma”nın anlamı, sessizliğin sesi tuttuğu zemin, kaymıştır. Milimetrik kayma ya da kaybolan tüm varlıkları ve oluşu sarsmış, buz üzerinde kurulu görkemli şehrin altını oymuş ve o küçücük delikten yukarısını gözetleyen yutma histerisi, alaşağı etmiştir herşeyi. Varlık yerini yokluğa, yoklut denilen yeni ve başka bir varlığa bırakmıştır. İnadın gerdiği kas çözülmüş, umudun pembe havası dağılmış, kıskançlığın kıskacı kopmuş, zevkin tadı kaçmış, bellek silinmiş, öfke ateşi sönmüş, gözyaşı kaynağı kurumuş, mermi havada kalmış, makinalar durmuş, gülücük uçmuş, çıkmıştır çivisi soyut ve somut görüntülerin.
Gövdenin kendisine eşlik edemediği cinnet noktası, sıcaktan buharlaşan beyin, soğuktan keçeleşen ayakların hissizliği. O sözcükle patlayan atmosfer ve tuz buz olan dünya. O dünyanın parçalanması ile parçalanan ve sonsuzlukta uçuşan milyarlarca iç dünya ve dünyalar.
O sözcüğün bozduğu piyanonun tuşlarından çıkan sessizlik, kopan teliyle ne yapacağını bilemeyen keman, içinden nefes geçmeyen neyin milyarlarca yıllık sessizliği ve tüm bunların yapıp ettikleriyle anlamları olan herşeye karşı suikastı, ya da iyi niyeti. Reddin, kabul etmemenin, inkarın içindeki kabul. Olmamış olma. O sözcükle düşen çığ. O çığın altında kalan her şey. Örtmesi değil, yok etmesi çığın, hem altındakileri hem de kendini. Açığa çıkmayan çığlığı çığın.
O sözcüğün dudaklardan dökülmesiyle apansız açığa çıkan sır. Henüz hazır değilken gerçekleşen görünmez kaza. El üzerindeki elin pençeye dönüşmesi, ten üzerindeki elin aradaki perdeyi yırtan keskin bir bıçak oluşu. Kanın, içindeki hayatla, içindeyken verdiği hayatın bitişi: Kan tutması, kan donması, kana susamak, kana kana içmek arzusunun yana yana susamaya dönüşmesi. Kasılan dudakların küçülmesi, incelmesi, çizgileşmesi.
O bir tek sözcüğün patlamasıyla eriyip yitenler. Suların karaları kaplaması, yıkılan bendler, suyun içinde yüzen balıklara dönüşmesi her şeyin. Kavanozda rengarek bir misket. Sallandıkça su soyundan cama çarpıp çarpıp, diğer köşeye gidip gidip gelmesi. Köklerinden dökülen topraklara tuttunmaya çabalayan ağaç ve nafile uğraşı sırasında en ince damarlarına kadar köklerinin de çaresizce yüzgeçleşmesi. Tersyüz olmuş evler, elektrik hatlarının kısa devrelerle başlayan ve suya kendini teslim ederek biten kıvılcımlı çatırtıları. Gemi güvertesinin, suya yakınlık esnasındaki suya hasretinin su yüzüne çıkması. Kışa hazırlanmış kupkuru sivri biberlerin suya direnmeleri. Kağıtların eriyip parçalanarak, üzerlerindeki yazılardan kurtulmanın sağladığı hafiflikle, oraya buraya toz tanecikleri gibi uçuşuşu.
O sözcüğün çıktığı ağzın, az önce istekle emdiği/çektiği/somurduğu sigaranın ucundaki kor ateşin, o sözcükle sönmesi bir daha hiç aynı şekilde yanmamacasına. Bir burgu gibi dünyayı tam ortasından delerek iplik geçirmesi ve o ipliğin iki ucunu bağlayarak, biraz da gökten yıldız alıp kenarlarını süsleyip kolyeye dönüştürmesi ve bu kolyeyi olmayan bembeyaz bir boyuna takması. Ne iyimserlik, ne kötümserlik, ne güzellik duygusu, ne korku, ne umut esinlemeyen o görünmez boyundaki kolye.
Savaşlardan yorulmuş ağzı yaralı bir kılıç gibi, kullanıla kullanıla yıpranmış bir ceketin kol ağzı gibi, yıllar sonra karşılaşılan bir dost gibi şimdiyi ve yarını elinin tersi ile iteleyen, dünü; zamanı ortadan kaldırmak için kullanan, o sözcük. Katı, sert, kesip atan. Kesip atan dünya hayat denilen “ipsiz uçurtma”yı. Ve bırakan, sonsuz diyerek kesip attığımız, ne idiğü belli olmayan imgenin uzayına. Uçurup bırakan o sözcük. Sevinci im’leyen uçma’yı kaçma’ya dönüştüren, karartan. “Aydınlık mı, karanlıklar mı -evet, lar- bulunduğumuz sahnenin fonu, altyapısı, zemini” sorusu.
Söylenince o sözcük, şehre elektrik sağlayan şalterin indirilmesi gibi, elektrikle birlikte varolan her şeyin varlık gerekçelerini, önemlerini ve değerlerini yitirişleri ve bıraktıkları boşlukta açılan çıkılması zor çukur, hayatla arada açılan yar.
Sevildin denilince sevinen, yoruldun denilince yorulan, öldün denilince ölen midir insanoğlu? Değilse, nedir o bir tek sözcüğün yıkımları, veya başka bir cinsten varlığı bulunsaydı, yapımları? Varlığı ve yokluğu pek belli olmayan bir sözcük nasıl böylesine buyurganlaşıp, egemen olabilir varlığa ve yokluğa? İnsanla hayat arasındaki bağ, bu varsı şeye mi bağlıdır, yoksa, yoksaymaktan mı geçer yolculuk?
Neydi o dökülüveren, söyleniveren, çıkan, bir tek sözcük?

Mürsel Sönmez
________________


..AşK..
"Belkide bin bir başlı ırmak,
herbirinin yolculuğu ayrı ama
hepsinin ulaşmak istediği Deniz bir..
İskender PaLa
pamuk_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Sosyal Ağlar

Etiketler
izi , sözün


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ!... HAKKARİ'DE ÇATIŞMA!: 26 ŞEHİT! AyIsIgI Flash Haberler 0 19-10-11 12:51
Sevmek Söyleyecek Sözün Varken Susmakmış... BaiLeyS Şiirler 2 23-01-11 17:14
ahmet koç 2007 sözün bitti?i yer norapid NFCİNİ Genel Konular 0 05-02-09 10:04
?Beşiktaş?ta sözün bittiği yer !? Şirine Flash Haberler 0 23-12-08 16:40
Işte Sözün Bittiği An ! - Foto Şirine Flash Haberler 0 09-12-08 18:30


Forum Yasal Uyarı

Powered by vBulletin® Version 3.8.7 .
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2

İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan NetForumlari.COM Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. NetForumlari.COM hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde NetForumlari yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır. info@netforumlari.com
hastaneler | cikcik | tivitır | güzel sözler | ankara avukat