![]() | ![]() |
| |||||||
| İslam ve İnsan Dinimizin güncel hayata etkileri ve çağımızda İslam üzerine yorumlarınızı paylaşabileceğiniz bölümümüz... |
![]() |
| | Paylaş | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
![]() | Iki gün Bir degil.. Hizmet Et, Hürmet Gör Cenâb-ı Hak buyuruyor: ![]() Enes İbni Mâlik (ra)’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber(sav)şöyle buyurdu: “Allah Teâlâ, yaşından ötürü bir ihtiyara saygı gösteren gence, yaşlılığında hizmet edecek kimseler lutfeder.”(Tirmizî, Birr 75)![]() Nesiller arası münâsebetlerin önemli bir yönü bu hadîs-i şerîfte dile getirilmiştir. Bilinen bir gerçektir ki, bugün yaşlı olan dün genç idi. Bugün genç olan da yarın yaşlanacaktır. Toplumda nesiller boyu bir saygı geleneğinin yaşatılması, herkesin bir önceki nesle mensup insanlara, sırf büyük olmaları sebebiyle hürmetkâr davranmalarına bağlıdır. Saygı beklenmez, kazanılır. Başkalarına hürmette kusur etmeyen, hürmet görür. Zira “hizmet eden, hizmet görür” denilmiştir. Hadisimiz, yaşlı kullarına hürmet edenlere, yaşlılıklarında kendilerine hizmet edecek kimseler lutfetmek suretiyle Allah Teâlâ’nın ikramda bulunacağını bildirmektedir. Bunun anlamı, yaşlılara saygı gösteren gençlerin bu hareketinin karşılıksız kalmayacağıdır. Ayrıca hadisi yorumlayan bazı âlimler, yaşlı kişilere saygı gösterenlerin uzun ömürlü olacaklarına da hadiste işaret edildiğini söylemişlerdir. O halde her müslümanın yaşlıları dikkate alması, onlara gerekli saygıyı göstermesi ve yapabileceği hizmeti sunması gerekmektedir. Böyle yapılırsa toplum kesimleri arasındaki sevgi-saygı bağları pekiştirilmiş olur. Nesiller mutlu ve sıcak bir ilgi ortamında hayatlarını sündürürler. (Riyazü's Salihin 2. Cilt, Sayfa: 541, Erkam Yay.) ![]() Her Güne Kelime hürmet: Saygı. lütuf: Hoşluk, güzellik. ![]() Kısa Günün Kârı Yaşlı yakınlarını ara duâsını al.
________________ Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata ... |
| | |
| | #2 |
![]() | Faiz Eksiltir, Zekât Artırır. Cenâb-ı Hak buyuruyor: “İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır." (Rum, 39) İbni Mes'ûd (ra)şöyle dedi: Rasûlullah (sav) “Faiz alana da verene de lânet etti.” (Müslim, Müsâkât 105-106; Tirmizî, Büyû’ 2. Buhârî, Büyû’ 24, 25, 113;) Peygamberimiz (sav) “Veda Hutbesi”nde şöyle buyuruyor: “Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır; ayağımın altındadır… Allah’ın emriyle fâizcilik yasaktır. Câhiliyyeden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım faiz de Abdülmuttalib’in oğlu (amcam) Abbâs’ın fâizidir.”(Müslim, Hac, 147; Ebû Dâvûd, Menâsik, 56;) Her Güne Kelime lânet: Allah’ın mağfiretinden mahrumluk; bedduâ. câhiliyye: 1. İslamdan önceki Arap devrine ait, 2. Cahilliğe ait. Kısa Günün Kârı Faizden uzak dur.
________________ Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata ... |
| | |
| | #3 |
![]() | Hayat Kaynağı Cenâb-ı Hak buyuruyor: "...Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir." (Hac, 5) Peygamber Efendimiz (sav) de suya çok önem vermiş, abdest alırken bile gerekenden fazla su kullanılmasını mekruh sayarak yasaklamıştır. Böylece, abdest gibi Allah’ın dergahına ve huzuruna çıkmak gibi bir işte bile fazla su kullanmaktan insanları men etmiştir. Konuyla ilgili olarak nakledilen bir hadis şöyledir: Sa’d abdest alırken Hz Peygamber (sav) çıkageldi. Onun çok su kullanarak abdest aldığını görünce: “Bu israf da ne?” diye müdahale etti. Sa’d’ın: “Abdestte israf olur mu?” diye sorması üzerine Rasûlullah (sav) şu açıklamayı yaptı: “Evet, akmakta olan bir nehir kenarında olsanız da.” (Ahmed b Hanbel, Müsned, II) Kâinattaki İlâhî Âhenk ve Kudret Akışları İçtiğimiz suyun birtakım husûsiyetleri incelendiğinde, onun insan için özel bir rızık olarak yaratıldığı görülür. Kimyevî bir madde olması bakımından suyun oldukça câlib-i dikkat husûsiyetleri vardır. Bunlardan bâzıları şöyledir: a. Suya en yakın bileşik olan hidrojen sülfür (H2S), sudan iki kat ağır olmasına rağmen, oda sıcaklığında gaz hâlindedir. Ayrıca pis kokulu ve zehirli bir gazdır. b. Suyun en yoğun olduğu hâl, benzeri kimyevî bileşiklerin aksine katı, yâni buz hâli değil, +4 derecedeki sıvı hâlidir. Bu şekilde denizlerde, göllerde ve nehirlerde su dipten yukarı değil, yüzeyden aşağı doğru donar. Bu da suda yaşayan canlıların suyun üstünde oluşan buz tabakasıyla donmaktan korunmasını sağlar. c. Suyun donma ve kaynama noktaları da organik canlılık için en uygun sıcaklıklardır. d. Suyun, polaritesi dolayısıyla birçok organik ve inorganik maddeyi kolayca çözebilme husûsiyeti vardır. Suyun, burada zikredilenlerden başka daha birçok husûsiyeti vardır ki, bütün bunlar, onun insan hayâtı için sanki önceden tasarlanmış bir madde olduğunu düşündürmektedir. Kısa Günün Kârı Daha kısık su ile abdest almaya çalış! Lügatçe men etmek: Yasaklama, izin vermeme. hususiyet: 1. Hususîlik. 2. İlerilemiş olan tanışıklık, ahbaplık, yakınlık.
________________ Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata ... |
| | |
| | #4 |
![]() | Küsenlerin En İyisi Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” (Hucurât, 10) Rasûlullah (sav) buyuruyor: "Bir müslümanın, din kardeşini üç gün üç geceden fazla terkedip küs durması helâl değildir: İki müslüman karşılaşırlar biri bir tarafa öteki öbür tarafa döner. Hâlbuki o ikisinin en iyisi önce selâm verendir." (Buhârî, Edeb 62, İsti'zân 9; Müslim, Ebû Dâvûd) Rasûlullah (sav) başka hadîs-i şerîflerinde buyuruyor: "Her Pazartesi ve perşembe günü ameller Allah'a arzolunur. Din kardeşi ile arasında düşmanlık bulunan kişi dışında Allah'a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere) siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin, buyurulur." (Müslim, Birr 36. Ebû Dâvûd, Edeb 47) Kısa Günün Kârı "Bir küs arkadaşınıza telefon açın..." Lügatçe şirk: Müşriklik, Allah’a şerik, ortak koşma, Allah’dan başka bir Allah bulunduğuna inanma.tehir: Sonraya bırakmalar, geciktirmeler, geciktirilmeler.
________________ Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata ... |
| | |
| | #5 |
![]() | İyi Komşuluk Nimettir Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” (Nisâ, 36) Rasûlullah (sav) buyuruyor: “Cebrâîl bana komşuya iyilik etmeyi o kadar çok tavsiye etti ki, neredeyse komşuyu komşuya mîrasçı kılacak zannettim.” (Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140-141) Peygamber Efendimiz (sav) komşu haklarını şöyle açıklar: “Bir kişi, ehline ve malına gelecek kötülükten korktuğu için kapısını komşusuna kapalı tutmak zorunda kalıyorsa, o komşu, gerçek mü’min değildir. Aynı şekilde şerrinden emîn olunmayan komşu da gerçek mü’min değildir. Komşu hakkının ne olduğunu biliyor musun? Senden yardım dilediğinde yardım etmen, borç istediğinde vermen, muhtaç olduğunda ihtiyacını görmen, hastalandığında ziyâret etmen, bir hayra kavuştuğunda tebrik etmen, musîbete uğradığında tâziyede bulunman, öldüğünde cenâzesine katılman, izni olmadıkça binânı onun binâsından daha yüksek yapıp rüzgârına mânî olmaman, çorbandan az da olsa ona da göndermek sûretiyle tencerenin kokusuyla onu rahatsız etmemendir. Bir meyve satın aldığında ona da hediye et, eğer bunu yapamazsan meyveyi evine (komşuna göstermeden) gizlice getir. Onu çocuğun da dışarı götürüp, komşunun çocuğunu özendirmesin.” (Beyhakî, Şuab, VII, 83; Kurtubî, V, 120-123) Kısa Günün Kârı Bugün komşuna bir şey ikram et. Lügatçe musibet: Felâket, ansızın gelen belâ, sıkıntı. taziye: Başsağlığı dileme.
________________ Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata ... |
| | |
| | #6 |
![]() | Trafikte de Müslümanız Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Haşr, 18) Rasûlullah (sav) buyuruyor: “Müslüman, dilinden ve elinden müslümanların zarar görmediği kimsedir.” (Buhârî, Îmân 4-5, Rikâk 26; Müslim, Îmân 64-65.) Trafik Sorunu İnsan Sorunu Kırmızı ışıkta geçmeler, hatalı sollamalar, yoldan hızla geçerken kaldırımda yürüyen insanın üzerine çamur sıçratmalar, şerit ihlali ile en ön sıraya kaynamalar, yolun ortasında yolcu indirip - bindirmeler, olmayacak yere park yapmalar, başkasının aracına vurup kaçmalar, gereksiz yere uzun göz alıcı far yakmalar, gereksiz selektörlerle öndekini karşıdakini rahatsız etmeler, çarptığı insanı orada bırakıp ortadan kaybolmalar, vs... Bunlar bir hukuk ihlali ise, hukuku ihlal edilenler haklarını almayacaklar mı? Ben her trafik olayında bir "insan problemi" bulunduğunu düşünüyorum. Bir gözetleyicinin bulunmadığına inanıldığında kural dışılığa kaymak genel davranış haline gelmişse... Bu, ait olduğumuzu zannettiğimiz değer yargılarının, yeterince içselleştirilmediği, en küçük kaytarma fırsatlarından istifade için pusuda bekleyen bir yanımız bulunduğu anlamına gelmektedir. İslam, yeterince içselleştirilmiş olsaydı, o zaman insanlar, kendilerini, somut bir gözetleyiciden çok daha etkili biçimde, "ilahi bir gözetim" in etkisi altında hissederlerdi. Bunun iç disiplinine Kur'an "Nerede bulunursam bulunayım, Allah benimle beraber" bilinciyle, Hz. Peygamber (sav) de "Allah'ı görüyormuş gibi bir hayat yaşamak" bilinciyle kavuşmamızı tavsiye ediyor. Can yakıcı kaza haberlerinden kurtulacağımız günler, inanıyorum ki, bizim "Daha insan" olacağımız günlerle gelecek. (Ahmet Taşgetiren, 11.12.2008) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna el-Habîr: Her şeyin gizlisinden haberdar olan. Lügatçe ihlal: 1. Bozma, zarar verme. 2. Yasa ve düzene uymama. ![]()
________________ Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata ... |
| | |
| | #7 |
![]() | Rabbinin Adıyla Oku! Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Yaratan Rabbinin adıyla oku!, O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı. Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.” (Alak, 1,2,3,4,5) Rasûlullah (sav) buyuruyor: “Kim Kur’ân-ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir hasene vardır. Her bir hasenenin karşılığı da on sevaptır. Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.” (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’ân, 16) Asıl Okuyan Kalptir Şunu unutmamak gerekir ki Kur’ân-ı Kerîm gibi kâinât ve hâdisâtı da asıl okuyacak ve hikmeti keşfedecek olan kalptir. Baş gözü, kalp gözüne bir nevî gözlük mesâbesindedir. Çünkü göz, kalbin niyet ve mâhiyetine göre bakar ve görür. Cenâb-ı Hak, kalplerimizi nefsâniyetin hoyratlığı içerisinde hantallaşmaktan muhâfaza buyursun. “Oku” emr-i celîli muktezâsınca, zerreden kürreye her şeyi okuyabilecek hassas bir gönül kıvâmı nasîb eylesin. Kâinat ve hâdisat mektebinin sır ve hikmet derslerinden gönüllerimize ulvî hisseler lutfeylesin… Âmîn! (Osman Nuri Topbaş, Altınoluk Dergisi, Aralık 2009, Sayı, 286) Kısa Günün Kârı Bugün Kur’an-ı Kerim Okumaya Başla! Lügatçe hasene: İyilik, iy hal, iyi iş, hayırlı iş. mesâbe: Derece, rütbe; kadar. mâhiyet: Bir şeyin aslı, esâsı, içyüzü. muktezâ: 1. İktizâ etmiş, lâzımgelmiş. 2. Kanun icâbına göre yazılan yazı, derkenar. ![]()
________________ Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata ... |
| | |
| | #8 |
![]() | “Öf” Bile Deme! Cenâb-ı Hak buyuruyor: “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: "Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!" diyerek dua et.” (İsrâ, 23, 24) Rasûlullah (sav) buyuruyor: “Anne ve babasına veya onlardan sadece birine yaşlılık günlerinde yetişip de cennete giremeyen kimse perişan olsun, perişan olsun, perişan olsun” (Müslim, Birr 9, 10) Bir adam Rasûlullah (sav)’e gelerek: -Kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah (sav): “-Annen!” buyurdu. Adam: -Ondan sonra kimdir? diye sordu. “-Annen!” buyurdu. Adam tekrar: -Ondan sonra kim gelir? diye sordu. “-Annen!” dedi. Adam tekrar: -Sonra kim gelir? diye sordu. Resûl-i Ekrem (sav): - “Baban!” cevabını verdi. (Buhârî, Edeb 2; Müslim, Birr 1.) (Riyazü’s Salihin, Cit: 2, Sayfa: 423,424) Kısa Günün Kârı Anne ve babana iyi davran!
________________ Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata ... |
| | |
| | #9 |
![]() | Sıla-i Rahimde Pek Çok Hikmet Gizlidir Cenâb-ı Hak buyuruyor: “…Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.” (Nisâ, 1) Rasûlullah (sav) buyuruyor: “Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten adam, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile, onlara iyilik etmeye devam edendir.” (Buhârî, Edeb 15. Ebû Dâvûd, Zekât 45; Tirmizî, Birr 10.) Akrabâlık Bağları Devam Ettirilmelidir Kişinin akrabâ ve yakınlarıyla alâkasını devâm ettirmesi, onları koruyup gözetmesi, yâni sıla-i rahimde bulunması, dînimizin çok ehemmiyet verdiği esaslardan biridir. Zîrâ Cenâb-ı Hak, akrabâları birbirlerine mîrasçı kılmış, birtakım haklar ve vazifelerle aralarındaki bağları kuvvetlendirmiştir. Akrabâ çevresi, insanı maddî ve mânevî kötülüklerden muhafaza ettiği gibi muhtelif hayır ve sâlih amellerin işlenmesinde de yardımcı olur. Peygamberler, tebliğlerine akrabâlarından başlamışlardır. Yine onlar, akrabâlarının desteğiyle tebliğ vazifelerine devâm etmişlerdir. Dolayısıyla müslüman, dînî ve dünyevî hususlarda yakınlarına faydalı olmak ve hayırlı işlerde onlardan istifâde edebilmek için akrabâlık bağlarını devâm ettirmeli ve “sıla-i rahim” vazifesini hiçbir zaman ihmâl etmemelidir. (Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti-2, Erkam Yay.) Her Güne Bir Esma-ül Hüsna el-Vedûd: Aşkı ile yanan kullarını seven. Kısa Günün Kârı Bugün bir akrabanı ziyarete et veya ara! Lügatçe sıla-i rahim: Ana, baba ve akrabasını ziyaret vazifesini yapma. muhtelif: Türlü, çeşitli; çeşit çeşit
________________ Hayat ve ben iki boksör gibiyiz, Hani dayak yiyen Taraf hep sarılır ya, Ben de öyle sarıldım hayata ... |
| | |
| | #10 |
![]() | çok güzel paylaşım olmuş teşekkürler. |
| | |
![]() |
| Sosyal Ağlar |
| Etiketler |
| bir , degil , gün , iki |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Degil Bir Sene Bir Gün Bile Git(me) !... | EŁiƒ | Şiirler | 3 | 22-12-09 02:36 |
| :::bu son degil::: (kimin söyledigini bilmiyorum) | NFCİNİ | Genel Konular | 0 | 02-01-09 08:03 |
| çek ödedim ama hamile degil. | NFCİNİ | Genel Konular | 0 | 31-12-08 09:41 |
| Sevmeye Engel Degil Mesafeler | Lady | Şiirler | 15 | 04-02-08 03:30 |
| Erhan Güleryüz – Ay degil mevsim degil | Sahra | Müzik Arşiv | 1 | 07-01-08 16:04 |
| Forum | Yasal Uyarı |
| Powered by vBulletin® Version 3.8.7 . Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 |
İçerik sağlayacı paylaşım sitelerinden biri olan NetForumlari.COM Adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. NetForumlari.COM hakkında yapılacak tüm hukuksal Şikayetler, Yöneticilerimiz ile iletişime geçilmesi yada iletişim formunu doldurulması halinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde en geç 1 (Bir) Hafta içerisinde NetForumlari yönetimi olarak tarafımızdan gereken işlemler yapılacak ve size dönüş sağlanacaktır. info@netforumlari.com |